• BIST 2.394,83
  • Altın 927.434
  • Dolar 15.8319
  • Euro 16.7142
  • İzmir 27 °C
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 23 °C

Piri Reis Camii ibadete açıldı

Piri Reis Camii ibadete açıldı
İzmir Aliağa'da ünlü Türk Denizcisi Piri Reis’in adının verildiği cami, ibadete açıldı. GEMİSANDER ve Hayırsever İş Adamları tarafından inşa ettirilen ve 650 bin TL'ye mal olan Piri Reis Cami’nde ilk namaz kılındı.

İzmir Aliağa'da ünlü Türk Denizcisi Piri Reis’in adının verildiği cami, ibadete açıldı. GEMİSANDER ve Hayırsever İş Adamları tarafından inşa ettirilen ve 650 bin TL'ye mal olan Piri Reis Cami’nde ilk namaz kılındı.

Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) ve Hayırsever İş Adamları tarafından inşa ettirilen Piri Reis Cami’nde ilk namaz eda edildi. İbadete açılan ‘Piri Reis Cami’nde ilk namazı Aliağa Müftüsü Enes Müslümoğlu kıldırdı.

Piri Reis Cami’inde kılınan ilk namaz Aliağa’nın iş ve siyaset alanından çok sayıda tanınmış ismi bir araya getirdi. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, İzmir Cumhuriyet Başsavcı vekili Osman Bağlar, Aliağa Emniyet Müdürü Hasan Tuğan, Foça Emniyet Müdürü Yunus Çakmak, MHP Aliağa İlçe Başkanı Abdurrehim Aydemir, AK Parti İlçe Başkanı Yaşar Akbulut, Aliağa Eski Belediye Başkanı Tansu Kaya, Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka, MHP Aliağa Belediye Meclis Üyeleri Mehmet Ali Özkurt, Raşit Özkan, AK Parti Aliağa Belediye Meclis Üyeleri Kazım Ulaş, Zülküf Koçoğlu, ve İsmail Önal’ın katılımıyla eda edilen Cuma Namazının ardından Piri Reis Cami’nin ibadete açılması münasebetiyle kurban kesildi, lokma ve lokum hayrı dağıtıldı.

350 metre kare üzerine Foça Taşından inşa edilen 400 kişilik Cami’nin iç ve dış deklarasyonunda; çeşitli Gemi Söküm malzemelerinden kullanılan süslemeler görenleri kendisine hayran bıraktı. 10 metre yüksekliğinde kare formda minaresi, çelik konstrüksiyon üst yapısı ve yeşil alanıyla eşsiz bir modern mimariye sahip olan Piri Reis Cami’yi inşa edilmesine öncülük  eden Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, Caminin yapımına maddi, manevi katkıda bulunan herkese teşekkür etti.

32 yaşındaki Yüksek Mimar Ümit Ertem’in mimarlığını üstlendiği Piri Reis Cami’ni GEMİSANDER’in öncülüğünde  Aliağa’ya kazandırmaktan ötürü duydukları mutluluğu ifade eden Başkan Şimşek, “Bize her konuda yardımcı olan bağışçı kardeşlerimizden Allah razı olsun. Bu 5 aylık bir süreçti. Burada çalışan kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın, emekçilerimizin Allahın güzel huzuru olan evinde namaz kılmalarını her zaman beklemiştik. Burada çalışanlar geçici mescitte  ibadetlerini zor şartlar altında gerçekleştiriyorlardı. Bizde yönetim kurulu olarak gerek Gemi Söküm çalışanlarına gerekse çevrede bulunan sanayi kuruluşlarında çalışanlara ibadetlerini daha iyi bir ortamda gerçekleştirmeleri için bu caminin yapılması konusunda bir karar aldık. Aliağa’ya , çalışanlarımıza bir cami kazandırdığımız için ben ve arkadaşlarım çok mutluyuz” dedi.

Piri Reis Cami’nin  adeta bir Türkiye hatta dünya mozaiği olduğuna dikkat çeken Başkan Şimşek, şöyle konuştu: “Camimize Türkiye’nin her yerinden bir şeyler getirmeye çalıştık. Taşımızı Eski Foça’dan, mermerimiz Kütahya’dan, hattatçılarımız ise Konya’dan.Ayrıca dünyanın farklı ülkelerinden tesislerimize sökülmek üzere gelen yabancı gemilerden temin ettiğimiz bir takım antika avize, aplik  gibi malzemelerle camimize  farklı bir ambiyans, estetik ve modern bir hava yaratmaya çalıştık”

650 BİN TL’YE MAL OLDU

Piri Reis Cami’nin  bugün uluslararası standartlarda yarışabilecek modern bir cami olduğunu belirten Başkan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: “Burada daha önce 15 – 20 yıllık bir mescidimiz vardı. Bu mescitte arkadaşlarımız zor şartlar altında ibadetlerini yerine getiriyorlardı. Allah’ta bize  böyle bir şey yapmayı nasip etti, bizde yönetim kurulu olarak böyle bir hayırlı işe vesile olmak istedik. Cami’mizin yapımında hayırsever kardeşlerimizin de katkılarıyla camimiz yaklaşık 650 Bin TL’ye mal oldu. Bu miktarın yüzde 90’nını Gemi söküm camiasından, kalan  yüzde 10’nunu ise dernek gelirlerinden karşıladık.”

TÜRKİYE’DE BU MİMARİYE SAHİP CAMİİ YOK

350 metre kare üzerine kurulu olan bu cami yaklaşık 400 kişilik bir kapasiteye sahip olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Şimşek, “Piri Reis Cami’miz çok modern görünümlü ve çağdaş İslami ögelere sahip. Şuan da Türkiye’de bu  özellikte ve bu modern  mimariye sahip camii olduğunu düşünmüyoruz.Öte yandan bilindiği üzere tam kapasite ile çalıştığımız zaman Gemi Sökümü’nde yaklaşık 3 bin kişilik bir istihdam yaratıyoruz.Ayrıca yörede bulunan sanayi kuruluşlarında  çalışan tüm arkadaşlarımız gemi söküm personelimiz ile birlikte bugünden itibaren burada ibadetlerini yapabilirler” diye konuştu.

PİRİ REİS KİMDİR

Karamanlı bir ailenin çocuğu olan Ahmet Muhyiddin Pîrî'nin ailesi II. Mehmed devrinde padişahın emri ile Karaman'dan İstanbul'a göç ettirilen ailelerdendir. Aile bir süre İstanbul'da yaşamış, sonra Gelibolu'ya göç etmiştir. Pîrî Reis'in babası Karamanlı Hacı Mehmet, amcası ise ünlü denizci Kemal Reis'tir.

Pîrî denizciliğe amcası Kemal Reis'in yanında başladı; 1487-1493 yılları arasında birlikte Akdeniz'de korsanlık yaptılar; Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan akınlara katıldılar. 1486'da Endülüs'te Müslümanların hakimiyetindeki son şehir olan Gırnata'da katliama uğrayan Müslümanlar Osmanlı Devleti'nden yardım isteyince o yıllarda deniz aşırı sefere çıkacak donanması bulunmayan Osmanlı Devleti, Kemal Reis'i Osmanlı Bayrağı altında İspanya'ya gönderdi. Bu sefere katılan Pîrî Reis, amcası ile birlikte müslümanları İspanya'dan Kuzey Afrika'ya taşıdı.

Venedik üzerine sefer hazırlığına girişen II. Beyazid'in Akdeniz'de korsanlık yapan denizcileri Osmanlı donanmasına katılmaya çağırması üzerine 1494'te amcası ile birlikte İstanbul'da padişahın huzuruna çıktı ve birlikte donanmanın resmi hizmetine girdiler.

Pîrî Reis, Osmanlı Donanması'nın Venedik Donanması'na karşı sağlamaya çalıştığı deniz kontrolü mücadelesinde Osmanlı donanmasında gemi komutanı olarak yer aldı, böylece ilk kez savaş kaptanı oldu. Yaptığı başarılı savaşların sonucunda Venedikliler barış istediler ve iki devlet arasında bir barış anlaşması yapıldı. Pîrî Reis, 1495-1510 yıllarında İnebahtı, Moton, Koron, Navarin, Midilli, Rodos gibi deniz seferlerinde görev aldı. Akdeniz'de yaptığı seyirler sırasında gördüğü yerleri ve yaşadığı olayları, daha sonra Kitab-ı Bahriye adıyla dünya denizciliğinin de ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyacak olan kitabının taslağı olarak kaydetti.

Pîrî Reis, 1511'de amcasının bir deniz kazasında ölümünden sonra Gelibolu'ya yerleşti. Barbaros Kardeşler'in idaresi altındaki donanmada halaoğlu Muhiddin Reis ile Akdeniz'de bazı seferlere çıktıysa da daha çok Gelibolu'da kalıp haritaları ve kitabı üzerinde çalıştı. Bu haritalardan ve kendi gözlemlerinden yararlanarak 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizdi. Atlas Okyanusu, İber Yarımadası, Afrika'nın batısı ile yeni dünya Amerika'nın doğu kıyılarını kapsayan üçte birlik parça, bu haritanın günümüzde elde bulunan bölümüdür. Bu haritayı dünya ölçeğinde önemli kılan, günümüze kalmamış olan[kaynak belirtilmeli], Kristof Kolomb'un Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olması rivayetidir.

Barbaros Kardeşler, 1515 yılında dünyanın en büyük deniz güçlerinden birisini oluşturmuş ve Kuzey Afrika'da fetihler yapmışlardı. Pîrî Reis, Oruç Reis'in kaptanlarından birisi olarak hediye sunmak üzere yardımını bekledikleri Yavuz Sultan Selim'e gönderildiğinde Yavuz'un yardım olarak verdiği iki savaş gemisi ile geri döndü. Pîrî Reis, 1516-1517 yıllarında İstanbul'a geldiğinde tekrar Osmanlı donanmasının hizmetine girdi; Derya Beyi (Deniz Albayı) rütbesini aldı ve Mısır seferine gemi komutanı olarak katıldı. Donanmanın bir kısmı ile Kahire'ye geçip Nil ırmağını çizme fırsatı buldu.

Pîrî Reis, İskenderiye'nin ele geçirilmesinde gösterdiği başarılar ile padişahın övgüsünü kazandı ve sefer sırasında haritasını padişaha sundu. Günümüzde bu haritanın bir parçası mevcuttur, diğer parçası kayıptır. Bazı tarihçilere göre, Osmanlı padişahı dünya haritasına bakmış ve "Dünya ne kadar küçük..." demiştir. Sonra da, haritayı ikiye bölmüş ve "biz doğu tarafını elimizde tutacağız.." demiştir.. Padişah, daha sonra 1929'da bulunacak olan diğer yarıyı atmıştır. Bazı kaynaklarca, günümüzde bulunamamış olan doğu yarısını, Hint Okyanusu'nun ve onun Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için Padişahın yapacağı olası bir sefer için kullanmak istediği bile iddia edilmektedir.

Pîrî Reis seferden sonra, tuttuğu notlardan Bahriye için bir kitap yapmak amacıyla Gelibolu'ya döndü. Derlediği denizcilik notlarını bir Denizcilik Kitabı (Seyir Kılavuzu) olan Kitab-ı Bahriye'de bir araya getirdi.

Kanuni Sultan Süleyman'ın dönemi, büyük fetihler dönemiydi. Pîrî Reis, 1523'deki Rodos seferi sırasında da Osmanlı Donanması'na katıldı. 1524'de Mısır seyrinde kılavuzluğunu yaptığı sadrazam Pargalı Damat İbrahim Paşa'nın takdiri ve desteğini kazanınca, 1525'da gözden geçirdiği Kitab-ı Bahriye'sini İbrahim Paşa aracılığıyla Kanuni'ye sundu.

Pîrî Reis'in 1526'ya kadar olan yaşamı Kitab-ı Bahriye'den izlenebilir. Pîrî Reis, 1528'de, ilkinden daha içerikli ikinci dünya haritasını çizdi.

1533 yılında Barbaros Hayrettin Paşa kaptan-ı derya olunca Pîrî Reis de Derya Sancak Beyi (Tümamiral) ünvanı alan Pîrî Reis, sonraki yıllarda, güney sularında devlet için çalıştı. Barbaros'un 1546'da ölümünün ardından Mısır Kaptanlığı (Hint Denizleri Kaptanlığı da denilirdi) yaptı, Umman Denizi, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz görevlerinde yaşlandı. Osmanlı donanmasında yaptığı son görev idamıyla sonuçlanan Mısır Kaptanlığı oldu.

ÖLÜMÜ

Mısır Kaptanı Pîrî Reis 1552'de Umman ve Basra üzerine 30 gemiyle çıktığı seferde, Hürmüz Kalesi'ni kuşatmıştı. Portekizlilerden aldığı haraç karşılığı kuşatmayı kaldırdı ve donanmasıyla Basra'ya döndü. Tamire muhtaç donanmayı orada bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır'a döndü, gemilerden birisi yolda battı. Donanmayı Basra'da bırakması kusur sayıldığı için Mısır'da hapsedildi. Basra valisi Kubat Paşa'ya ganimetten istediği haracı vermemesi, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa'nın politik hırsı yüzünden hakkında padişaha olumsuz rapor verildi ve dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanı üzerine 1554'te boynu vurularak idam edildi.[kaynak belirtilmeli] İdam edildiğinde 80 yaşının üzerinde olan Pîrî Reis'in terekesine devletçe el konuldu.

Bu haber toplam 3113 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • SunExpress 16 yeni noktaya daha uçacak18 Aralık 2014 Perşembe 12:17
  • PTT'den yılbaşı kampanyası18 Aralık 2014 Perşembe 12:05
  • Emniyet Müdürü'nden teşekkür ziyaretleri06 Aralık 2014 Cumartesi 22:01
  • Bedelli askerlik çıktı! İşte yaş ve ücreti02 Aralık 2014 Salı 17:53
  • Azerilerden yarım milyar dolarlık yatırım02 Aralık 2014 Salı 17:47
  • Mehmet Ali Şahin'in eşi hayatını kaybetti28 Kasım 2014 Cuma 13:18
  • Piri Reis Camii ibadete açıldı28 Kasım 2014 Cuma 12:08
  • Gemi sökümcülere Çin darbesi28 Kasım 2014 Cuma 09:41
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Gazete Ege Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0232 616 4800 | Faks : 02326164800 | Haber Scripti: CM Bilişim